Enbiyâ Suresi 87. Ayet Meali
وَذَا ٱلنُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَٰضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَىٰ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ أَن لَّآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنتَ سُبْحَٰنَكَ إِنِّى كُنتُ مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ
Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn(zâlimîne).
Zünnûn’u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye dua etti.
Türkçesi
Kökü
Arapçası
- ve Zü(nnun’u)
- وَذَا
- (ve Zün)nun’u
- ن و ن
- النُّونِ
- zira
- إِذْ
- gitmişti
- ذ ه ب
- ذَهَبَ
- kızarak
- غ ض ب
- مُغَاضِبًا
- sanmıştı
- ظ ن ن
- فَظَنَّ
- diye
- أَنْ
- asla
- لَنْ
- güç yetiremeyeceğiz
- ق د ر
- نَقْدِرَ
- kendisine
- عَلَيْهِ
- nihayet yalvardı
- ن د و
- فَنَادَىٰ
- içinde
- فِي
- karanlıklar
- ظ ل م
- الظُّلُمَاتِ
- diye
- أَنْ
- yoktur
- لَا
- ilah
- ا ل ه
- إِلَٰهَ
- başka
- إِلَّا
- senden
- أَنْتَ
- senin şanın yücedir
- س ب ح
- سُبْحَانَكَ
- muhakkak ben
- إِنِّي
- oldum
- ك و ن
- كُنْتُ
- مِنَ
- zalimlerden
- ظ ل م
- الظَّالِمِينَ
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112