Müminûn Suresi 100. Ayet Meali
لَعَلِّىٓ أَعْمَلُ صَٰلِحًا فِيمَا تَرَكْتُ ۚ كَلَّآ ۚ إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَآئِلُهَا ۖ وَمِن وَرَآئِهِم بَرْزَخٌ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ
Leallî a’melu sâlihan fîmâ terektu kellâ, innehâ kelimetun huve kâiluhâ, ve min verâihim berzahun ilâ yevmi yub’asûn(yub’asûne).
(99-100) Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.
Türkçesi
Kökü
Arapçası
- böylelikle
- لَعَلِّي
- yapayım
- ع م ل
- أَعْمَلُ
- yararlı bir iş
- ص ل ح
- صَالِحًا
- yerde (dünyada)
- فِيمَا
- terk ettiğim
- ت ر ك
- تَرَكْتُ
- hayır
- كَلَّا
- şüphesiz bu
- إِنَّهَا
- bir sözdür
- ك ل م
- كَلِمَةٌ
- o
- هُوَ
- onun söylediği
- ق و ل
- قَائِلُهَا
- ve
- وَمِنْ
- önlerinde vardır
- و ر ي
- وَرَائِهِمْ
- bir berzah
- بَرْزَخٌ
- kadar
- إِلَىٰ
- güne
- ي و م
- يَوْمِ
- diriltilecekleri
- ب ع ث
- يُبْعَثُونَ
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118